Adımın Hikayesi

 

Geçen yıl tam da bu zamanlar nereden ilham aldıysam aklıma bir hikaye için bir fikir düştü. Biliyordum ki hemen oturup yazmasaydım ilham kaçıp gider, bir daha da hafızamı ne kadar zorlasam geri gelmezdi. Hızlıca ilk satırları karaladım. Bu müthiş bir romanın ilk satırlarını oluşturacaktı. Aklımda bir sürü şey vardı ama önemli olan ilk satırları yazıp hikayeye başlamaktı. Sonra, sonrasını henüz bilmiyordum. Yazarlık da deneyerek öğrendiğim bir şey ve çok defa ilkleri yaşatıyor bana...

  - Adımın Hikayesi -  

Defne Seidel onun gerçek adı değildi. Yeni bir kimlik arayışındaydı. Sanki cildindeki deri kabul tutup gerilmeye başlamış, canını yakıyor gibi ismi ile boğuluyordu. İsmini değiştirirse geçmişi ile ve yok saydığı ailesi ile arasındaki bağlar tümden kopacaktı. İlk önce Müller ya da Schmidt gibi çok bilinen klasik bir soyadı seçmeyi düşünmüştü. O kadar çok Müller ya da Schmidt etrafta vardı ki, onun soyadı da Müller ya da Schmidt olsa kimse yadırgamaz, kökenini sormazdı. Fakat öyle kolaycı olmak ona göre değildi. Madem ki yeni bir hayata yeni bir isimle başlayacaktı, o zaman en afillisinden bir soyadı olsundu. İnternete girip arama motorunda Almanya'nın en çok kullanılan soyadlarına bakarken gözü Seidel’e takılmış, bir an durup düşünmüş, sayfada biraz daha aşağılara inince Seidl, sonra Seidler, sonra Sydel… Tekrar yukarılara çıkıp Seidel ismini buldu. Sözlükte anlamını araştırınca bir yerden bir yere göç etmek manasına gelen "siedeln" kelimesinden türediğini görünce daha çok sevdi. Sanki isim kendisini bulmuştu.

Bir de ön ada ihtiyacı vardı. Nedenini sorgulamadan bilinçdışı arama motoruna Türkçe olarak en popüler kız isimleri diye yazdı. İnsanlar pekala onun Türk kökenli olduğunu düşünebilirlerdi. Varsın bir Almanla evlenerek soyadını aldığını düşünsünler veya bir Alman babanın kızı olsun. Kendisine yeni bir ad seçerken hayat hikayesini henüz düşünmemişti. İsim bulmak acaba daha mı zor olacaktı? A harfi ile başlayan isimleri inceledi. Afife? Olmaz, iffetli, namuslu, temiz… Uymaz bana...

Ahenk? Böyle bir isim mi vardı?

Aliye? Aslında zarif bir isim, yüce, ulu, uymaz bana gitmez…

Beril mesela? Yok çok havalı...

C ile başlayan pek fazla alternatif yoktu.

Ç Almanca ile uyumlu değildi, onu geç...

D? Damla, Defne… Defne!

Yunanca ve Türkçede barışı simgeleyen defne ağacından türetilmiş bir isim. 

Defne Seidel….



Gerçek adını bilen kimse olmadığı gibi, aslında onu yakından tanıyan da yoktu...


...........

Hikayenin girişini yazıp kayıt etmiştim. Sonra çok geçmeden bir proje için yeni bir fikir üretmem gerekti. O adı aldım hikayeden ve son cümleden başlayarak başka bir hikaye yazdım...

Kısa bir süre sonra Türkiye'de ilk romanım yayınlanacaktı. Nedense mahlas kullanmak istedim. Aklımda hep böyle bir düşünce vardı fakat uygulamaya geçirememiştim. Bir kere karar vermeye göreyim, eh isim de hazır. Defne Seidel adını hikayedeki kızdan alıp kendim kullanmaya başladım, kıza da başka bir isim verdim. Belki onun hikayesini de paylaşırım ama biraz uzun. 

Bir senedir Defne Seidel adını kullanmaya devam ettim. Sevdim bu adı, hem anlam olarak, hem de kulağımı okşadığı için. Şu da var ki gerçekte Defne Seidel diye biri yok. Bu yüzden hangi ismi mahlas kullandığımın bir önemi yok ama diğer yandan bu benim yarattığım ve asıl hikayedeki gibi kendini arayan, yolunu bulmaya çalışan, evrim geçiren biri. Bugün düşündüm aslında Defne iki kültür arasında iki yere de tam ait olamayan biri, ne tam Türk ne de Alman, iki arada bir yerde...

Defne Seidel  13/08/2020

Keine Kommentare:

Kommentar posten